İZMİR, ÜLKENİN BATISINDA KOCAMAN BİR EVDİR...


 

 

İzmir, Ülkenin Batısında Kocaman Bir Evdir....
Çatısında Vatan Sevgisi,
Odasında Yürekli insanları olan....

 

İzmirTürkiye'nin bir ili ve en kalabalık üçüncü şehridir. Nüfusu 2019 itibarıyla 4.367.251 kişidir. Bu nüfus; 30 ilçe ve bu ilçelere bağlı 1.297 mahallede yaşamaktadır.[6] İl genelinde nüfus yoğunluğu 367'dir. Coğrafi olarak Türkiye'nin batısında bulunur ve ilin tamamı Ege Bölgesi'nde yer alır. Yüzölçümü olarak ülkenin yirmi üçüncü büyük ilidir.[7] Etrafı AydınBalıkesirManisa illeri ve Ege Denizi ve Ege Adaları ile çevrilidir.

İzmir Körfezi çevresinde bulunan şehir, her yıl İzmir Enternasyonal Fuarı'nı düzenleyen önemli bir fuar merkezi ve liman kentidir.

İzmir'in batısında denizi, plajları ve termal merkezleriyle Urla Yarımadası uzanır. Antik Çağ'ın en ünlü kentleri arasında yer alan EfesRoma'nın imparatorluk devrinde dünyanın en büyük kentlerinden biriydi. Tüm İyon kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındıran Efes, yoğun sanatsal etkinliklerle de adını duyuruyordu. Bu maksatla da bu şehre "Güzel İzmir", "Eski İzmir" ve "la Perle de l'Ionie" (İyonya'nın İncisi) deniyordu.

İzmir, yatlar ve gemilerle çevrilmiş uzun ve dar bir körfezin başında yer almaktadır. Sahil boyunca palmiyehurma ağaçları ve geniş caddeler bulunmaktadır. İzmir Limanı, Türkiye'nin en büyük yedinci limanıdır.

 

Köken bilimi

İzmir şehrinin adının nereden geldiği konusunda kanıtlanmış bir bilgi olmamakla birlikte bir dönem bugünkü İzmir yöresinde yaşamış olan Erektidlerin Amazonlarla savaşıp galip geldiği; onların önderi olan These'nin de, Amazon kadını Smyrna ile evlenip yöresine onun adını verdiği ve İzmir'in adının da Smyrna'dan geldiği en çok kabul edilen görüştür.[8]

Ayrıca bölgede uzun yıllar hakimiyet kuran İyonların lehçesinde kentin adı Smyrne, Atina Lehçesi'nde ise Smyrna diye yazılırdı. Günümüzdeki Helenler bu kentin adını Smirni biçiminde telaffuz etmektedir. Son yıllarda Efes Antik Kenti civarında da bu adla anılan bir köy yerleşimi izlerine rastlanmıştır. Olasılıkla İzmir'den Efes'e giden bir kraliçenin adını yerleştikleri köye de koydukları düşünülmektedir ki bununla ilgili bilgilere eski kaynaklarda da rastlanmaktadır. Ancak Smyrna sözcüğü Yunanca değil, Ege Bölgesi'ndeki birçok yerleşim adı gibi Anadolu kökenlidir. MÖ 2000 başlarına ait Kayseri Kültepe yerleşiminde ele geçen bazı tablet metinlerinde Tismurna adına rastlanmaktadır. Tismurna'daki "ti" bir ön ek olup bir kişi ya da bir yer adını belirtmektedir. Helenler ya da Bayraklı/Tepekule Höyüğünü mesken tutanlar bu ön eki atıp kente Smurna demişlerdir. Kentin adı olasılıkla MÖ 3000 ile MÖ 1800 yılları arasında da Smurnu olarak anılıyordu.[9]

Tarihçe

 
Kemalpaşa'daki Karabel Geçidi üzerinde Mira Kralı Tarkasnawa'yı tasvir eden kayaya oyulmuş kabartma heykel.

Eski İzmir (Smyrna) kenti, körfezin kuzeydoğusunda yer alan ve yüzölçümü yaklaşık yüz dönüm olan bir yarım adacık üzerinde kurulmuştu. Sonraki yüzyıllar boyunca Meles Çayı'nın ve bugünkü Yamanlar Dağı'ndan gelen sellerin getirdikleri mil ile bugünkü Bornova ovası oluştu ve yarım adacık, bir tepe hâline dönüştü. İzmir'deki ilk yerleşim yeri olarak tespit edilen Bayraklı/Tepekule Höyüğü'nün çevresi 1955 yılından beri yoğun bir gecekondu bölgesidir. Buradaki ilk kazılarda Türk Tarih Kurumu ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün (o zamanki adıyla Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü) büyük katkıları olmuştur. Günümüzde bu höyüğün üzerinde TEKEL Genel Müdürlüğü'nün İzmir Şarap ve Bira Fabrikası'na ait numune bağı bulunmaktadır.[9]

Neolitik Çağ ve Tunç Çağı (MÖ 6500-1050)

Eski İzmir (Smyrna) kentinin yerleşimi her ne kadar MÖ 3000 yılından çok daha geriye uzanmakta ise de yapılan son kazılarda henüz MÖ 3000 yıllarına kadar gidilebilmiştir. Kazılarda elde edilen bilgiler ışığında, Erken Tunç Çağında ilk İzmir yerleşikleri evlerini höyüğün en üst düzeyinde denizden 3 ile 5 metre yukarıdaki kayalar üzerine oturtmuşlardır. Bulunan çanak ve çömlekler Troya/Truva dönemi (MÖ 3000-2500) kültürüyle benzerlikler göstermektedir. Birinci yerleşim tabakasının üstünde Orta Tunç Çağı yerleşimi yer alıyordu. Burada bulunan keramik eserler Troya II döneminde (MÖ 2500-2000) ortaya konulan sanatsal eserlerle hemen hemen özdeştirler. Üçüncü yerleşme katı Troya VI dönemi ve Hitit dönemi ile çağdaştır (MÖ 1800-1050). Bu katta elde edilen büyük ve sağlam bir vazo, Afyonkarahisar ve Uşak kentlerinin güneyindeki Beycesultan kazılarında elde edilen kapların türündendir. Ayrıca birçok kap biçimi Orta Anadolu ile olduğu ölçüde Troya VI dönemi kap kacağı ile de benzerlikler taşımaktadır. Bunun yanında Troya VI'da gün ışığına çıkan 'Minyas' tipi vazolar Bayraklı/Tepekule Höyüğünde da ele geçmiş, bir de 4-5 tane Miken/Aka seramik parçasına rastlanmıştır.[9][10]

Ancak 2005 yılında yapılan kazılarda keşfedilmiş olan Bornova ilçesindeki Yeşilova Höyüğü'nden elde edilen bulgularla kentin tarihinin MÖ 6500 yılına kadar uzandığı keşfedilmiştir. Bu höyükteki buluntular İzmir'deki ilk yerleşimin Neolitik Çağda Bornova Ovası'nda başladığını, yerleşim sayısının Kalkolitik ve Tunç Çağlar süresince artarak devam ettiğini göstermiştir.

Demir Çağı[değiştir 

Hitit döneminde (MÖ 1800-1200) Anadolu'da yazı kullanılıyordu ve bundan ötürü o dönemde tarih çağına ulaşılmış bulunuluyordu. Ancak MÖ 1200'lerde Troya VII'nin ve Hititler başkenti Hattuşaş'ın Balkanlar'dan gelen kavimlerce yıkılmasından sonra Orta ve Batı Anadolu yeniden yazısız ve karanlık bir çağa, Demir Çağı'na girdi. Demir Çağı, Anadolu'da yazının yeniden kullanılması ile Frigya Krallığı'nda MÖ 730, geri kalan Orta ve Batı Anadolu'da ise MÖ 650 yıllarına kadar sürmüştür. Kazılarda fazla miktarda çıkarılan keramik ürünlerden anlaşıldığına göre, Demir Çağı boyunca Eski İzmir'de Hellas'tan göç eden, Aioller ve İonlar yaşıyordu. Yarımadada yerli halkın yaşadığına dair herhangi bir bulguya ise rastlanmamıştır. Bayraklı/Tepekule Höyüğü'nün MÖ 1050 yıllarında kurulmaya başlayan yerleşmesinin Hellas kökenli olduğu anlaşılmaktadır.[9]

Parlak dönem (MÖ 650-545)

Eski İzmir'in parlak dönemi MÖ 650-545 yılları arasına denk düşer. Yaklaşık yüzyıl süren bu dönem, bütün İyonya uygarlığının en güçlü dönemini oluşturur. Bu dönemde Miletos'un liderliğinde Mısır'da, Suriye ve Lübnan'ın yavuz kenti Batı kıyılarında, Propontis'te (Marmara Bölgesi), Pontus'ta (Karadeniz) koloniler kurulur ve Doğu Helen dünyası kıta Yunanistan'ı ile rekabet ederek birçok alanda ve konuda onun yerini almaya başlamıştır. Bu dönemde İzmir'in tarımcılıkla yetinmeyip Akdeniz ticaretine de ortak olduğu görülmektedir. Bu dönem katlarında bulunan Fenike kökenli eserler, Kıbrıs kökenli heykel ve heykelcikler, Ön Asya ya da Akdeniz orijinli fayans figürcükler bu uluslararası ticaretin günümüze kalmış eserleridir.[9]

Gerileme dönemi (MÖ 500-300)

Athena Tapınağı MÖ 545 tarihlerinde terk edilmişse de yerleşim sürmüş, ancak bundan sonra iki yüz yıl kadar bir süre eski İzmir önemini ve işlevini yitirmiştir. Anadolu'daki Pers işgali 4. yüzyılda gücünü yitirmiş ve İyon kentlerinin büyümesine neden olmuştur. Meydana gelen nüfus patlaması ile yüz dönümlük Bayraklı/Tepekule Höyüğü, İzmirlilere küçük gelmeye başladığından, MÖ 300 tarihlerinde Kadifekale (Pagos) eteklerinde yeni bir İzmir kenti kurulmuştur.[9]

Hellenistik dönem ve Roma İmparatorluğu dönemi (MÖ 333-MS 395)

Büyük İskender'in günümüzde İskenderun'da yer alan İssos'ta Pers Kralı III. Darius'u yenmesinden (MÖ 333) ve arkasından bütün doğuyu ele geçirmesinden sonra Helen dünyası büyük bir refah çağına erişti. Kentler nüfus patlamalarına sahne oldu. Helenistik Dönem'de İskenderiyeRodosBergama ve Efes kentlerinden her biri yüz binin üstündeki bir nüfusa eriştiler. Küçük bir tepeciğin üzerinde kurulmuş olan eski İzmir kentinin duvarlarının içinde yalnız birkaç bin kişi yaşayabiliyordu. Bu nedenle en geç MÖ 300 sıralarında Kadifekale'nin eteklerinde, yeni ve büyük bir kent kuruldu.[9] Roma Çağı'nda İzmir'de inşa edilen yapılar arasında, Kadifekale'nin kuzeybatı eteğindeki antik tiyatro ve batıdaki stadyumun her ikisinden de pek az iz kalmıştır. Diğer taraftan İzmir/Smyrna Agorası oldukça iyi korunmuş olup bugün kısaca Agora olarak bilinmektedir.[9]

İncil'de sözü edilen Yedi Kiliseden bir tanesinin bulunduğu İzmir, Hristiyanlığın gelişmesinde önemli bir rol oynar. İzmir'in ilk başpiskoposu olan Aziz Polikarp havari ve İncil yazarı Yuhanna'nın ilk müritlerinden biridir. Yaklaşık 70 yılında Anadolu'da doğmuş, inancından ötürü 23 Şubat 155'te İzmir akropolü üzerinde bulunan stadyumda Romalılar tarafından yakılarak öldürülür. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye bölününce İzmir, çağdaş dönemde "Bizans İmparatorluğu" olarak tanınacak Doğu Roma İmparatorluğu'nun bir parçası olur.[9]

Doğu Roma İmparatorluğu ve Beylikler dönemi

 
Timur'un biyografisi Zafernâme'de (1467) yer alan ve Bihzâd tarafından çizilen İzmir Kuşatması minyatürü

Doğu Roma İmparatorluğu döneminde EmevîlerSelçuklularHaçlılar ve Cenevizliler kenti ele geçirmek için birbirleriyle savaşırlar. Kenti ilk önce Emevîler 672 yılında denizden zapt edip İstanbul'a yaptıkları akınlarda bir üs olarak kullanırlar. Türkler ise ilk kez 1081 yılında Selçuklu akıncılarından olan ve zamanla ilk Türk denizcisi olan Çaka Bey'in komutasında İzmir'i ele geçirirler.[11] İzmir'den hareketle Ege Adaları ve Çanakkale Boğazı'na düzenlediği akınlarla Bizanslılara korku salan Çaka Bey'in ölümünden sonra Bizanslılar kenti 1098 yılında geri alırlar. 1204 yılında ise şehrin kıyı tarafı Rodos Şövalyeleri'nin eline geçer.[9]

1310 yılında Aydınoğlu Umur Bey tüm şehri ele geçirir. 1344 yılında Cenevizliler kıyıdaki Aziz Peter Kalesi'ni ele geçirirler. Cenevizliler aşağı kenti kontrollerinde tutarken Aydınoğulları Beyliği yukarı kentte (Kadifekale) hâkimiyet kurar. 14. yüzyıl ortalarında Aziz Peter Kalesi ve aşağı kent bu kez Rodos Şövalyeleri tarafından ele geçirilir. Bu arada Osmanlı İmparatorluğu 1398 yılında İzmir üzerinde hâkimiyet kurar. Ankara Muharebesi'ni kazanarak Osmanlı İmparatorluğu'nu mağlup etmiş olan Timur'un bizzat komuta ettiği Timur İmparatorluğu ordusu, Aralık 1402'de yaptığı İzmir Kuşatması sonucunda kenti Hospitalier Şövalyeleri'nin elinden alır ve Aziz Peter Kalesi'ni yerle bir eder. Bu fetih Timur'un Hristiyan güçlere karşı yapmış olduğu tek savaş olması nedeniyle ayrıca önemlidir. Osmanlı Devleti'nin toparlanmasından sonra 1422 yılında II. Murad kenti zapt eder ve İzmir bundan sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası olur.[9]

Osmanlı İmparatorluğu dönemi

 
Kemeraltı'nda bulunan Kızlarağası Hanı'nın üst katından Hisar Camii'nin (1592-1598) görünüşü

Eski İzmir'in ilk keşfi, burayı 1429-1430 ve 1446 yıllarında ziyaret eden Ciriaco d'Ancona tarafından yapılmıştır.

Osmanlı idaresinin ilk yüzyıllarında ikinci derece bir sancak olan İzmir'in ilk Osmanlı yöneticisi Karasubaşı Hasan Ağa'dır. İzmir 1605-1606 yıllarında Celali İsyanları kapsamında Arap Sait ve Kalenderoğlu ayaklanmalarına sahne olmuştur. Ancak kent, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1620 yılında yabancılara tanıdığı kapitülasyonlardan sonra giderek İmparatorluğun en önemli ticaret merkezlerinden biri hâline gelir. 1619 yılında Fransız, 1620 yılında İngiliz konsoloslukları açılır. Bu arada şehrin nüfus yapısı da değişmeye başlar. 16. yüzyıl kaynakları İzmir'de on dokuz cami, on sekiz havra ve sadece bir Rum Ortodoks kilisesi bulunduğunu, kentin dokuz mahallesinden sadece birinde Hristiyanların yaşadığını belirtmektedir. Dolayısıyla, o dönemde şehir merkezinde Müslüman Türkler çoğunlukta, önemli ve köklü bir Musevi cemaati mevcut ve Hristiyan Rumlar azınlıkta olmalıdır. Evliya Çelebi de, 1672 yılında İzmir'i ziyaretinde, nüfus yapısındaki değişimin ilk gözlemlerini kaydeder ve Alsancak (Punta) mahallesinde giderek artan sayıda yerli gayrimüslimlerin, Levantenlerin ve Batılı tüccarların yoğunlaştığını yazmıştır.

 
1862 yılında İzmir'in görünümü

İzmir'de 1676 yılında yaklaşık otuz bin kişinin öldüğü bir veba salgını, 1742 yılında şehrin yarısının yandığı büyük bir yangın olur. Osmanlılarca İzmir'e paşa düzeyinde yapılan ilk atama, 1707 yılında yabancı tüccarlarca düzenlenen Buca Ayaklanması'ndan sonra 1716 yılında tayin edilen Köprülü Abdullah Paşa'dır. 18. ve 19. yüzyıllarda kent FransızİngilizHollandalı ve İtalyan tüccarların gözdesidir. Bu gelişmeye paralel olarak Aydın Eyaleti'nin önce 1841 yılında geçici olarak, sonra da 1850 yılında kesin olarak İzmir'e aktarılmıştır. Aynı yıl Sultan Abdülmecid, 1863 yılında da Sultan Abdülaziz İzmir'i ziyarete gelmişler, 1871 yılında kurulan belediyenin ilk başkanı da Yenişehirlizade Ahmet Efendi olmuştur.[9]

İzmir I. Dünya Savaşı'ndan sonra 15 Mayıs 1919 tarihinde Yunan ordusu tarafından işgal edilir. Bu işgal 9 Eylül 1922 tarihinde İzmir'in Kurtuluşu ile sona erer. Ancak, İzmir 13 Eylül 1922 sabahı tarihinin belki de en büyük felaketlerinden birini yaşamaktan kurtulamaz. Basmane semtinde başlayan yangın 2.600.000 metrekarelik bir alanda 20.000'den fazla ev ve iş yerini tahrip eder. Bu yangın ne yazık ki kentin geleneksel alanının dörtte üçünü tahrip etmiştir. Yangın alanının bir bölümünde bugün Kültürpark bulunmaktadır. 1923 yılında, Cumhuriyetin ilanından birkaç ay önce, yeni Türkiye'nin ekonomik sorunlarının tartışıldığı bir kongre olan İzmir İktisat Kongresi'ne ev sahipliği yapmıştır.[9]

Cumhuriyet dönemi

İzmir, 1984 yılında çıkarılan 2972 sayılı kanun[12] ve 195 sayılı kanun hükmünde kararname[13] sonucu İstanbul ve Ankara ile birlikte büyükşehir unvanı kazandı. Aynı yıl çıkarılan 3030 sayılı kanun ile büyükşehir ve ilçe belediyeleri statüleri netleşti.[14] Başlangıçta üç ilçe (Bornova, Karşıyaka, Konak) İzmir Büyükşehir Belediyesinin sınırlarına dahil edildi. 2004 yılında çıkarılan 5216 sayılı kanun ile büyükşehir belediyesinin sınırları valilik binası merkez kabul edilerek yarıçapı 50 kilometre olan dairenin sınırlarına genişletildi.[15] Bu sınırlar içinde kalan 21 ilçe, büyükşehir ilçe belediyeleri hâline geldi.[15] 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesinin sınırları il mülki sınırları oldu.[16]

Coğrafya

 
Kent merkezinin Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan çekilen görüntüsü.

İzmir ilinin yüzölçümü 11.891 km2'dir.[2] Türkiye Cumhuriyeti'nin en batı kısmında Ege Denizi'ne kıyısı olan bir ildir. Kuzeyde Balıkesir, doğuda Manisa, güneyde Aydın illeri ile komşudur.[17] Dikili ilçesinin tam karşısında Yunanistan'ın Kuzey Ege Adaları coğrafi bölgesi'nin Midilli ili ve hem ilin hem coğrafi bölgenin yönetim merkezi olan Midilli şehri yer almaktadır.

İzmir ili içinde Ege Bölgesi'nin önemli akarsularından olan GedizKüçük Menderes ve Bakırçay akış gösterir.[18] Diğer küçük akarsular arasında Güzelhisar Çayı ve Meles Çayı yer alır. İlde önemli büyüklükte bir göl yoktur. Göl sayılabilecek su birikintileri arasında en büyükleri Gölcük Gölü, Belevi Gölü, Çakalboğaz Gölleri ve Karagöl'dür. Madra DağlarıYunt DağlarıYamanlar DağıNif DağıBozdağlarAydın Dağları il sınırları içerisinde yer alır.

İl bitki örtüsü yönünden Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Akdeniz bitkilerinin birçok türü bulunmaktadır. Yüzyıllarca aşırı otlatma, yangın ve tarla açma gibi nedenlerle ormanların ortadan kalktığı yerlerde, maki bitkileri bulunmaktadır. Maki florasına ardıçpırnalkermes meşesizeytinçitlembiksakızakçakesmetespihkatırtırnağı gibi kuraklığa dayanıklı ağaçlar girer. Ormanlar il içerisinde 475.779 hektarlık bir alanı kaplar.[19] Ormanların kapladığı alan, il arazisinin %40'ıdır.

İklim

Akdeniz ikliminin görüldüğü İzmir'de yaz mevsimi sıcak ve kurak, kış mevsimi ılık ve yağışlı geçer.[5][18] Bir yılda ilde hava sıcaklığı sıfırın altına düştüğü gün sayısı yaklaşık ondur.[20] Yılda yaklaşık 100 gün ise 30 derecenin üzerinde yaşanır.[20] Kar yağışı nadir görülür.[20] Yıllık yağış miktarı 700-1.200 mm arasındadır.[20] Yaz aylarında şehre özgü imbat adı verilen serin rüzgâr eser.[20] Yıllık ortalama deniz suyu sıcaklığı 18,5 °C'dir.[21] Şehirde en yüksek kar kalınlığı 31 Ocak 1945 tarihinde 32 cm, en yüksek rüzgâr hızı ise 29 Mart 1970 tarihinde 127,1 km/sa olarak ölçülmüştür. Bir günde düşen en çok yağış ise 29 Eylül 2006 tarihinde 145,3 mm olmuştur.[22]

[gizle]Nuvola apps kweather.svg İzmir iklimi Weather-rain-thunderstorm.svg
Aylar Oca Şub Mar Nis May Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Ara Yıl
En yüksek sıcaklık (°C) 22,4 27,0 30,5 32,5 37,6 41,3 42,6 43,0 40,1 36,0 30,3 25,2 43,0
Ortalama en yüksek sıcaklık (°C) 12,4 13,6 16,2 20,9 26,1 30,7 33,2 32,9 29,1 23,9 18,5 14,0 22,6
Ortalama sıcaklık (°C) 8,7 9,5 11,6 15,8 20,8 25,5 28,0 27,6 23,6 18,7 14,1 10,4 17,9
Ortalama en düşük sıcaklık (°C) 5,7 6,2 7,6 11,1 15,4 19,8 22,4 22,3 18,6 14,5 10,7 7,5 13,5
En düşük sıcaklık (°C) −8,2 −5,2 −3,8 0,6 4,3 9,5 15,4 11,5 10,0 3,6 −2,9 −4,7 −8,2
Ortalama yağış (mm) 132,7 102,2 76,1 45,4 31,1 9,9 1,7 2,9 13,6 43,8 92,9 143,1 695,4
Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü[23]

Depremsellik

İzmir ve çevresinde şehri etkileyen irili ufaklı çok sayıda fay hattı bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri şehrin tam altından geçen, Güzelbahçe ve Pınarbaşı semti arasında uzanan İzmir fayı[24] ve şehrin çevresinde bulunan Seferihisar, Tuzla, Manisa, Kemalpaşa, Dağkızılca, Gediz, Güzelhisar, Gülbahçe fayları ve Ege Denizi'nde bulunan Midilli ile Sisam faylarıdır.[24][25][26] İzmir şehri bu faylardan dolayı depremsellik açısından oldukça aktif bir bölgededir. Yılda birkaç kez büyüklüğü 3 ila 5 arasında değişen hissedilir tektonik ve çöküntü depremleri olabilir. Ortalama 10-20 yılda bir ise büyüklüğü 5 ila 6,5 arasında değişen orta ölçekli depremlerden etkilenir.[27] Tarihte de sık sık şiddetli depremlere maruz kalmıştır.[27]

Nüfus

İzmir il nüfus bilgileri
Yıl Toplam Sıra Fark
1927[28] 532.009 2
1940[29] 640.107 2 +%20,3
1950[30] 768.411 3 +%20,0
1960[31] 1.063.490 3 +%38,4
1970[32] 1.427.173 3 +%34,1
1980[33] 1.976.763 3 +%38,5
1990[34] 2.694.770 3 +%36,3
2000[35] 3.370.866 3 +%25,0
2010[36] 3.948.848 3 +%17,1
2019[37] 4.367.251 3 +%10,6

1893 yılı Osmanlı nüfus sayımına göre İzmir merkezde yaşayan kişi sayısı 207.548 kişidir. İzmir'de yaşayan Türk sayısı 79.288 kişi olup nüfusun %38'ini teşkil etmekteydi. Rumlar %26, Osmanlı tebaasında olmayan yabancılar %25, Yahudiler %7, Ermeniler ise nüfusun %3'ünü teşkil etmekteydi. İzmir'deki nüfusun %55'i Hristiyan, %38'i Müslüman ve %7'si Museviydi.

Kentin nüfusu 1970-1985 arasında çok artmıştır. 1945 yılına kadar Türkiye'nin ikinci büyük şehriydi. TÜİK verilerine göre İzmir aldığı göç en çok 186.000 kişiyle Manisa, 130.000 Mardin, 126.000 Erzurum, 120.000 Konya, 84.000 Aydın, 83.000 Afyonkarahisar ve diğer illerin nüfuslarına kayıtlı önemli bir nüfus vardır. Diğer şehirlerden önemli oranlarda göç almıştır.

2019 yılı itibarıyla il nüfusu 4.367.251 kişidir.[38] İlde km2'ye 367 kişi düşmektedir. 2019 sonu verilerine göre yoğunluğun en fazla olduğu ilçe 14.649 kişi ile Konak'tır. İlde yıllık nüfus artış oranı %1,08 olmuştur.[39] Nüfus en çok artan ilçe: Torbalı (%3,99) Nüfusu en çok azalan ilçe: Kınık (-%3,36) olmuştur.[39]

1 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre 30 ilçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 1.295 mahalle bulunmaktadır.

 
İzmir panoraması

Ekonomi

 
Bayraklı, İzmir'deki gökdelen bölgesi

İzmir ili, 2018 yılı verisine göre gayri safi yurt içi hasıla bakımından ₺233,5 milyar ile ülkenin üçüncü büyük ilidir.[3] Kişi başına düşen gelirde ise ₺54.047 ile dördüncü sırada yer almaktadır.[3] Brookings Institution ve JP Morgan'ın 2014 yılı baz alınarak oluşturulan ekonomide yükselen kentler sıralamasında İzmir 300 şehir arasında Makao'nun ardından 2. sırayı aldı. İzmir 2013'teki listede 6. sırada yer almaktaydı. Aynı listede Türkiye'den İstanbul 3, Bursa 4 ve Ankara 9. sırada yer almıştır. Yine bu rapora göre İzmir'deki 2014 yılındaki işsizlik oranı %6.6 olarak gerçekleşmiştir.[40] 2013 yılı İnsani Gelişme Endeksi verisine göre İzmir, elde ettiği 0,770 puanla Ankara'nın ardından ikinci sırada yer aldı.[4]

Aliağa Limanı ve İzmir Limanı, sırasıyla Türkiye'nin konteyner hacmi bakımından altıncı ve yedinci, kargo tonajı bakımından üçüncü ve on üçüncü büyük limanlarıdır.[41][42]

İzmir, üç büyükşehir içerisinde kendine yetecek elektrik enerjisini üretebilen tek şehirdir. İlde 3.992 MW kurulu güce sahip elektrik santrali bulunmaktadır.[43]

Kültür

Fuarcılık

 
İzmir Kültürpark 9 Eylül Kapısı

İlk defa 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi'yle birlikte Mustafa Kemal Atatürk tarafından açılışı yapılan[44] İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), her yılın Eylül ayında İzmir'in kurtuluş günü olan 9 Eylül tarihini içine alacak on günlük bir zaman dilimi içinde Kültürpark'ta düzenlenen Türkiye'nin en köklü, en tanınmış ve en kapsamlı fuarıdır. Ancak İEF, esasında, Kültürpark alanında düzenlenen ve çoğu zaten uluslararası nitelikli otuz yedi ihtisas fuarından sadece bir tanesidir. Ancak uluslararası nitelikli ihtisas fuarlarının çoğu 25 Mart 2015 tarihi itibarıyla Gaziemir ilçesinde hizmete giren Fuar İzmir'de yapılmaya başlanmıştır.

2003-2004 yılları arasında İEF'te düzenlenen WWE adlı organizasyonda, Batista, Triple H, Rey Mysterio Jeff Hardy Matt Hardy ve Undertaker'a ev sahipliği yapmıştır. İzmir, dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olan Expo'yu düzenlemek için başvurmuş ve "Daha iyi bir dünya için yeni yollar ve herkes için sağlık" teması ile Expo 2015 fuarı için resmî adaylardan biri olmuştur. Ancak 31 Mart 2008 tarihinde, 151 BIE delegesinin katılımıyla Paris'te gerçekleştirilen oylama sonucunda, Expo 2015'in İtalya'nın Milano kentinde yapılmasına karar verilmiştir.

Mutfak

Türkiye'nin zeytinlerinin yetiştiği Ege Bölgesi, zeytinyağlı yemekleri ve mezeleri ile ünlüdür. Ancak İzmir'in mutfak kültüründen bahsederken rafine bir mutfak kültüründen söz edemeyiz. Çünkü İzmir mutfağında Osmanlı yemek geleneklerinin yanı sıra, Musevi, Ermeni ve Rum lezzetleri de görülür. Öte yandan İzmir mutfağında İtalyan ve Fransız etkileri de hissedilir.

Ege'nin lezzetli balıklarının yanı sıra, İzmir mutfağının en önemli özelliği otlar ve zeytinyağlı yemeklerdir. Deniz börülcesi, ıspanak, cibez otu, arapsaçı, ısırgan otu gibi çeşitli otla yapılan salataları meşhurdur. Bunun yanında İzmir köftesi ve boyozu ünlüdür.

Sanat

Şehirde yer alan kültür merkezlerine Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi ve yapımı devam eden İzmir Opera Binası örnek verilebilir.

İzmir Avrupa Caz Festivali, 1993 yılından beri yapılan festival İzmir Kültür Sanat Eğitim Vakfı tarafından düzenlenmektedir.[45]

Şehirde İzmir Devlet Tiyatrosuİzmir Sanat TiyatrosuSahne Tozu TiyatrosuEge Sanat Atölyesiİzmir TiyatroGüzel Sanatlar OyuncularıDuvara Karşı Tiyatro TopluluğuEge Üniversitesi Tiyatro Topluluğu gibi tiyatro sahnesi ve grupları yer almaktadır.

Turizm

 
İnciraltı'ndan görünüm
  • Teleferik Tesisleri :
Balçova Adatepe'de ormanlık alan üzerine kurulu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Teleferik Tesisleri'nde kendin pişir kendin ye, çay bahçesi, market, kafe ve bar alanları ile hoşça vakit geçirilecek bir dinlenme alanıdır. Tesisler 3 Kasım 2007 tarihinde kapanmış ve 2015 yılında tekrar yenilenip hizmete açılmıştır.
  • Yassıcaada İşletmesi :
Konak ve Karşıyaka'dan kalkan vapurlarla ulaşılan Yassıca Ada'da günübirlik deniz keyfi yaşarken çeşitli yiyecek ve içecek alternatifleri sunmaktadır.
  • Turizm ve Seyahat :
Özellikle Alsancak ve Çeşme ilçelerinde yoğunlaşan tur operatörleri, oteller ve araç kiralama firmaları bulunmaktadır.
  • Peterson Köşkü
  • Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi
  • Murat Köşkü: Bornova'nın Erzene muhitindedir. 125 yıllık bina (eski köşk) İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmiştir ve şu an Ege Üniversitesi Gençlik Merkezi olarak hizmet etmektedir.
  • İzmir Doğal Yaşam ParkıÇiğli'dedir. Başta İzmir halkının takdirini ve beğenisini kazanarak, Türkiye'nin modern yüzünü temsil etmek, dünyanın sayılı doğal yaşam parkları sıralamasında yerimizi üst noktalara taşımak, koruduğu değerler ile insanlara doğa sevgisini üst seviyede sunmak ve nesli tehlike altında olan canlıları korumak. Bunların hepsi Doğal Yaşam Parkı'nda bulunmakta. Kentsel gelişim süreci içerisinde, toplumun doğaya olan özlemini gidermek, doğal ve korunaklı ortamlar yaratmak, çevre bilincine ve tehlike altında olan ekolojik değerlere vurgu yaparak İzmir halkının doğa ve hayvan sevgisini arttırmak, yaşanabilir bir kent ortamı yaratılmasına katkıda bulunmaktadır. Doğal Yaşam Parkı 30 Kasım 2008 tarihinde açılmıştır. İzmir Doğal Yaşam Parkı hafta içi ve hafta sonları 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
  • Konak Gençlik Tiyatrosu: 14 Şubat 2009'da Euterpe Sanat'ın kurucuları Ulaş Tuzak ve Atilla Ertörer tarafından Konak Kent Konseyi Gençlik Meclisi çatısı altında kurulmuş olup etkisini tüm İzmir'de hissettirerek kısa süre içerisinde büyümüş, güçlenmiş ve 27 Mart 2011 itibarıyla Konak Kent Tiyatrosu ismiyle Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan'ın destekleriyle şu anki faaliyetlerini sürdürmektedir.

Spor

Spor kulüpleri

2018-19 sezonu sonunda Göztepe Süper Lig'de kalmıştır. Altay ve Altınordu 1. Lig'de yer alırken Menemenspor da 1. Lig'e yükselmiştir. Bucaspor ve Bergama BelediyesporBAL'a düşmüştür. İzmir'in 3. Lig'de iki, BAL'da beş, kadınlar liginde iki takımı daha vardır.

2018-19 sezonu sonunda İzmir'de basketbol erkekler Süper Lig takımı Pınar Karşıyaka'dır. 1. liglerde üç takımdan Bayraklı Belediyesi, 2. Liglerde dört takımdan Bornova Belediyesi lig üçüncüsü olmuşlardır. Ege Ünv.Gençlik erkek takımı 2. Lig'e yükselmiştir. Federasyon Kupası'nda Petkim Spor üçüncü olmuştur.

2018-19 sezonu sonunda İzmir'de voleybol erkekler süper ligi takımı Arkas dördüncü olmuştur. 1. Lig'deki yedi takımından Bornova Anadolu Lisesi ve İzmir Özateş Spor küme düşmüştür. 2. Lig'deki beş takımından Saint Joseph 1. Lig'e çıkarken Belevi Gençlerbirliği ihraç edilmiştir. Bölgesel lige sekiz takımı katılmıştır.

2018-19 sezonu sonunda hentbol takımlarından Göztepe ve İzmir BŞB (kadın-erkek) takımları Süper Lig'de kalırken Karşıyaka Belediyesi küme düşmüştür. 2. Lig'deki beş takımdan 1970 Vefa Gençlik S. 1. Lig'e çıkarken Atatürk TEML GSK ligden çekilmiştir.

Spor tesisleri

 
51.295 kişilik İzmir Atatürk Stadyumu İzmir'in en büyük, Türkiye'nin 4. büyük stadyumudur.[46]

Önemli stadyumları: İzmir Atatürk Stadyumu (51.295), Gürsel Aksel Stadyumu (20.040), Buca Arena (13.500), Bornova Stadyumu (6.041), Tire Gazi Mustafa Kemal Atatürk Stadyumu (15.000)

Önemli spor salonları: İzmir Halkapınar Spor Salonu (10.000), Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu (6.500), İzmir Atatürk Spor Salonu (6.000), Bornova Atatürk Spor Salonu (2.500), Aliağa Enka Spor Salonu (2.500), Celal Atik Spor Salonu (1.700)

Diğer önemli spor tesisleri: Ülkü Park, Atatürk Açık Olimpik Havuzu (2.500), Ege Üniversitesi Prof. Dr. Sermed Akgün Kapalı Yüzme Havuzu (2.000), Şirinyer Hipodromu (3.200), Buz Sporları Salonu (1.750), Ege Üniversitesi 20 Mayıs Atletizm Tesisleri (3.000), Bozdağ Kayak Merkezi (1000 kişi/saat)

İzmir, sahip olduğu 500 km uzunluğundaki bisiklet yollarıyla Kasım 2019'dan beri EuroVelo Akdeniz Rotası'nın bir parçasıdır.[47]

Uluslararası organizasyonlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Yönetim

 
İzmir ilinin ilçeleri

Merkezi yönetim

Büyükşehir illerinde Merkezi yönetim Vali, İl Müdürleri ve İl Danışma Kurulundan oluşur. İzmir, bir ‘büyükşehir’dir. Bu özelliğine göre yönetimi belirlenmiştir. Protokolde ilk sırada yer alan Vali, merkezi yönetimi temsil eder ve Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Büyükşehir yapılan illerde, İl Genel Meclisi, yetki ve görevlerini Büyükşehir Belediye Meclisi'ne devretmiş ve kaldırılmıştır.

İzmir Valisi, 1964 Konya doğumlu Yavuz Selim Köşger'dir. 9.06.2020/274 sayılı kararla Aydın Valisi iken atanmıştır.[48]

Vali ve Kaymakamlara ait bilgiler İzmir'in ilçeleri sayfasında gösterilmiştir.

Yerel yönetim

Büyükşehir Belediyelerinde Yerel yönetim, Büyükşehir Belediye Başkanı, Büyükşehir Belediye Meclisi ve Büyükşehir Belediye Encümeni'nden oluşur.

Yerel yönetimi temsil eden Büyükşehir Belediye Başkanı, ildeki tüm seçmenlerin oy çokluğu ile seçilir. Yerel seçimlerde İlçe Belediye Başkanı ve İlçe Belediye Meclisi için de oy kullanılarak ilçelerin belediye meclisleri oluşur. İlçe Belediye meclislerinden alınan üyelerle (başkan kontenjanı, ilçe nüfusu ve parti oy oranına göre) de Büyükşehir Belediye Meclisi oluşur. Bu mecliste ilçe belediye başkanları da yer alır.[49][50] Meclisin başkanı Büyükşehir Belediye Başkanı'dır. Büyükşehir belediye encümeni, belediye başkanının başkanlığında, belediye meclisinin kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği beş üye ile biri genel sekreter, biri malî hizmetler birim amiri olmak üzere belediye başkanının her yıl birim amirleri arasından seçeceği beş üyeden oluşur.(5216 saylı kanun 16.madde) Büyükşehir yapılan illerde, İl Genel Meclisi, yetki ve görevlerini Büyükşehir Belediye Meclisi'ne devretmiş ve kaldırılmıştır.

1959 Ankara doğumlu Mustafa Tunç Soyer (CHP), 31 Mart 2019 seçimlerinde %58,12 oy oranıyla İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiştir. Soyer, daha önce Seferihisar Belediye Başkanıydı.[51]

İlçe belediyeleri, 2019 Türkiye yerel seçimleri'ne göre, dört değişik parti tarafından yönetilmektedir. Bu ilçelerden 24'ü CHP, 4'ü AK PARTİ ve Birer belediye başkanı da MHP ve İYİ PARTİ'lidir.[52]

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi üye sayısı 176’dır (Büyükşehir Belediye Başkanı, 30 ilçe belediye başkanı ve 145 üye) CHP 115, AK Parti 47, İYİ Parti ve MHP yedişer üyeye sahiptir.[53]

2018 Türkiye genel seçimleri sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde İzmir'i temsil eden 28 milletvekilinden 14'ünü CHP, 8'ini AK Parti ve 2’şer tanesini de HDP, İYİ Parti ve MHP kazanmıştır.[54]

Eğitim

 
Ege Üniversitesi ana giriş kapısı ve bilim meşalesi

Eğitim ve öğretim açısından Türkiye'nin önemli merkezlerinden biri olan İzmir'de çeşitli sayılarda okul öncesi eğitim kurumu, ilköğretim ve orta dereceli eğitim veren okul vardır. Türkiye'nin en eski liselerinden ve özel eğitim kurumlarından biri[55] olan Özel İzmir Amerikan Koleji (American Collegiate Institute) de İzmir'in Konak ilçesinde bulunmaktadır. Ayrıca İzmir'de 2020 itibarıyla aktif olan 11 üniversite bulunmaktadır. Bu üniversitelerde il genelinden öğrencilere eğitim verildiği gibi, il dışından ve öğrenci değişim programları ile yurtdışından gelen öğrencilere de eğitim verilmektedir.[56][57][58]

İzmir'de eğitim veren üniversiteler ise şunlardır:

2017 yılı verilerine göre İzmir okuma yazma bilen oranı, yüksekokul veya fakülte mezunu oranları bakımından Türkiye ortalamasının oldukça üzerindedir.

Medya

İzmir'de ulusal TV kanalları, radyolar ve gazeteler dışında yerel yayın yapan kitle iletişim araçları da vardır. İzmir'den yayın yapan 9 televizyon kanalı, 26 yerel radyo istasyonu ve 17 yerel gazete bulunmaktadır.